DOLAR

32,2355$% -0.03

EURO

34,7716% -0.1

STERLİN

40,4038£% 0.01

GRAM ALTIN

2.459,79%1,14

ÇEYREK ALTIN

4.003,00%0,20

BİTCOİN

2032121฿%3.14111

İkindi Vakti a 16:59
İstanbul PARÇALI BULUTLU 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Gizem Mehli

Gizem Mehli

03 Mayıs 2024 Cuma

Baharı mutlu geçirmek için magnezyumdan zengin beslenin

Baharı mutlu geçirmek için magnezyumdan zengin beslenin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Mısra Beste Köleoğlu, mutluluk hormonunu artıran besinler hakkında açıklamada bulundu. Kış aylarında serotonin hormonunun azalabildiğine dikkat çeken Köleoğlu, “Kışın günlerin ve güneş ışığının azalması, melatonin ve serotonin gibi hormonlarımızın vücuttaki düzeylerini etkileyerek ruh halimizde değişikliklere sebep olabilmektedir. Havalar ısınmaya ve bahçenizde tomurcuklar açmaya başladığında, bu baharın geldiği anlamına gelir. Baharın gelmesiyle aktivite düzeyleri ve sosyal etkinlikler de artış gösterir. Bu duruma uyum sağlamakta zorlanan bireylerde ise stres ve kaygı gibi duygu durumları ortaya çıkabilmektedir. Bu durum herkes için geçerli olmasa da, bazı bireyler için bahar ayları zorlu geçebilir” diye konuştu.

DENGELİ BESLENMEYLE MUTLULUK HORMONU ARTIRABİLİR

Vücudumuzda nörotransmitterler olarak da bilinen 4 adet mutluluk ve coşku uyandıran hormon bulunduğunu söyleyen Köleoğlu, “Bunlar serotonin, endorfin, oksitosin ve dopamin hormonlarıdır. Dengeli bir beslenme düzeni, meditasyon ve fiziksel egzersiz ile bu hormonların vücuttaki salınımını yükselterek ruh halimizi olumlu etkileyebilir ve bahar depresyonundan kaçınabiliriz” şeklinde konuştu.

BAHARDA DEPRESYON RİSKİNİ AZALTACAK 7 BESİN TÜRÜ

Köleoğlu, bahar depresyonunun etkilerini azaltmak ve mutluluk hormonlarımızın düzeylerini yükseltmek için tüketebileceğimiz besinleri şöyle sıraladı:

Triptofan içeren besinler: Triptofan, vücutta serotonin üretiminde kullanılan bir amino asittir. Triptofan açısından zengin besinler, vücuttaki serotonin hormonu seviyelerini yükseltebilir. Bunlar arasında; muz, süt ve süt ürünleri, tavuk, hindi, balık, yumurta ve fındık bulunur.

Omega-3 yağ asitleri içeren besinler: Omega-3 yağ asitleri, beyindeki serotonin hormonu düzeylerini yükseltebilir ve depresyonla bağlantılı semptomları hafifletebilir. Somon, sardalya, ton balığı, ceviz, chia tohumu ve keten tohumu omega-3 açısından zengin besinlerdir. Magnezyum içeren besinler: Magnezyum, sinir sistemi fonksiyonlarını düzenler ve ruh halini dengeleyebilir. Badem, fındık, ıspanak, avokado ve koyu yeşil yapraklı sebzeler magnezyum açısından zengin besinlerdir. B3 vitamini (niasin) içeren besinler: B3 vitamini, serotonin sentezinde rol oynar. Yer fıstığı, tavuk, somon, ton balığı ve mısır gibi besinler B3 vitamini açısından zengindir. Folik asit içeren besinler: Folik asit, vücuttaki serotonin üretimini destekler. Ispanak, kuşkonmaz, brokoli, mercimek ve nohut folik asit açısından zengin besinlerdir. Antioksidan içeren besinler: Antioksidanlar, vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerinden korur ve genel sağlığı destekler. Çilek, böğürtlen, kırmızı lahana, kırmızı biber, ıspanak ve yeşil çay antioksidan açısından zengin besinlerdir. Fermente besinler: Fermente besinler, bağırsak sağlığını iyileştirerek serotonin üretimini artırabilirler. Örneğin; probiyotik içeren yoğurt, kefir, turşu, kombucha.

AŞIRI TUZ TÜKETİMİ STRES VE ENDİŞEYİ TETİKLEYEBİLİR

Dengesiz ve sağlıksız bir beslenme düzeninin, mutluluk hormonlarının dengesini bozabileceğine değinen Köleoğlu, “Yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar, aşırı kafein içeren içecekler, alkol ve trans yağlar, kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olabilir ve ruh halimizi olumsuz etkileyebilir. Aşırı tuz tüketimi de kan basıncını yükselterek stres ve endişeyi artırabilir. Bu nedenle, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek ve besinleri dengeli bir şekilde tüketmek, hem fiziksel hem de duygusal sağlığımızı korumak için önemlidir” dedi.

SEBZE AĞIRLIKLI BESLENİLMELİ

Sebze ağırlıklı beslenmenin önemine değinen Köleoğlu, “Bitkiler uykularından uyanırken, yaşamın daha canlı ve akıcı hale gelmesiyle birlikte, soğuk kış aylarında köklerinde depolanan hayati besinler yüzeye çıkar. Bu değerli besinlerin sofralarımızda yer alması, baharın uyanışıyla birlikte bedenimizin ve ruhumuzun canlanmasına katkıda bulunabilir” açıklamasında bulundu.

ENGİNAR VE ÇİLEK TERCİH EDİLEBİLİR

Köleoğlu, ilkbaharda tüketebileceğimiz sebze ve meyveleri şu şekilde paylaştı:

İlkbahar sebzeleri: Brokoli, havuç, ıspanak, domates, bezelye, salatalık, kuşkonmaz, enginar, taze fasulye, barbunya, semizotu, pazı, roka, marul, pancar. İlkbahar meyveleri: Muz, kiraz, çilek, üzüm, elma, çağla, erik, limon, vişne, kayısı, ahududu, ananas.”

BAHAR AYLARINDA SAĞLIKLI BESLENMEYE DİKKAT EDİLMELİ

Bahar aylarında beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirerek ruh halimizi olumlu etkileyecek besinleri tüketmeye özen göstermenin önemli olduğunu belirten Köleoğlu, “Triptofan, Omega-3 yağ asitleri, magnezyum, B3 vitamini, folik asit ve antioksidanlar açısından zengin besinlerle beslenerek mutluluk hormonlarımızın düzeylerini artırabilir ve baharın keyfini çıkarabiliriz. Ayrıca, dengeli bir beslenme düzeniyle birlikte meditasyon ve düzenli fiziksel egzersiz de ruh halimizi olumlu etkileyebilir. Baharın güzelliklerinden tam anlamıyla faydalanabilmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarına önem vermekte fayda vardır” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Yapay zeka ile anne rahmi değerlendirildi ve gebelik elde edildi

Yapay zeka ile anne rahmi değerlendirildi ve gebelik elde edildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kayseri System Hastanesi Direktörü ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gökalp Öner, tüp bebekte kişiye özel tedavi, en doğru sperm ve embriyo konusunda yapay zeka projesi geliştirdi. Yerli ve milli olan proje ile artık, anne rahmi ile ilgili hastalıklar ve gebeliğe engel oluşumlar yapay zeka ile değerlendirilebiliyor. Bu yöntemle, rahme yapılacak gereksiz işlem ve müdahaleleri önlerken aynı zamanda gebe kalmanın da yolu açılıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Gökalp Öner, “Biz normalde, tüp bebekte yapay zekayı, embriyo seçiminde ve embriyonun genetik yapısını değiştirmede kullanıyorduk. Türkiye’de ilk olan yerli ve milli yazılımımızla gebelik getirme şansı en yüksek olan embriyoyu seçebiliyoruz. Genetiksel olarak da herhangi bir hasar varsa bize uyarı veriyordu. Biz genetiksel biyopsi yapıp sağlıklı olup olmadığına bakıyoruz. Böylelikle embriyoyu transfer ettikten sonra gerçekleşecek sağlıksız gebeliklerin önüne geçmiş oluyoruz. Aynı zamanda genetiğe bağlı düşüklerin de önüne geçmiş oluyorduk” ifadelerini kullandı.

İLK SEFERDE GEBELİĞİ DE YAKALAMIŞ OLUYORUZ

Gebelik için sadece embriyonun yetmediğini söyleyen Gökalp Öner, “Bir de anne rahminin çok güzel hazırlanması gerekiyor. Bebeğin tutunma penceresinin çok iyi yakalanması gerekiyor ki gebelik gelsin. Biz bunu artık, yerli ve milli yapay zeka yazılımımız ile anne rahminin, hem kanlanmasına hem de şekline bakarak yüzde kaç ihtimalle gebelik getireceği hakkında bilgi ediniyoruz. Aynı zamanda bebeğin tutunma penceresini yakalamış oluyoruz. Herhangi bir gebeliğe engel bir oluşum varsa yada anne rahminin kanlanması güzel değilse de ekstra işlemler yapmamız hakkında, yapay zeka uyarı veriyor. Rahimde bir bozukluk varsa onu düzeltebiliyoruz. Rahim içinde bebeğin tutunmasına engel olan, yer kaplayan bir oluşum varsa onlara müdahale ediyoruz. Böylelikle tutunma şansını artırmış oluyoruz. Bunun sonucunda ilk seferde gebeliği de yakalamış oluyoruz” diye konuştu.

Devamını Oku

Prof. Dr. Süleyman Taş’tan izsiz yüz germe ameliyatı

Prof. Dr. Süleyman Taş’tan izsiz yüz germe ameliyatı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Prof. Dr. Süleyman Taş, kendi hastanesinde her yıl diğer plastik cerrahları eğitmek için plastik cerrahi kursları düzenliyor. Bu yıl 27-28 Nisan’da düzenlenen kursa Amerika’dan İzlanda’ya 36 farklı ülkeden 100’ün üzerinde plastik cerrah katıldı.

YAKLAŞIK 100 PLASTİK CERRAH AMELİYATI CANLI İZLEDİ

Prof. Dr. Taş, kursun ikinci gününde Mısırlı Plastik Cerrah Dr. Mohamed Mahgoub’u ameliyat etti. Burun büyüklüğü, kemer, burun ucu düşüklüğü, nefes alma problemleri ve kalın derisi olan son derece zor bir buruna sahip olan meslektaşını, kursa katılan 100’ün üzerindeki plastik cerrahın gözü önünde ameliyat eden Prof. Dr. Taş, dışarıdan hiçbir kesi yapmadan tamamen burun içinden girerek kapalı teknik ameliyat etti. Prof. Dr. Taş’ın 2 saat gibi bir sürede gerçekleştirdiği ameliyatı yaklaşık 100 plastik cerrah izledi. Kursa katılan plastik cerrahlar, Mısırlı meslektaşlarının burnunun aldığı şekli hayranlıkla karşıladı ve Prof. Dr. Taş’ı tebrik etti.

Prof. Dr. Süleyman Taş, Emmy adayı ünlü oyuncu Kimberly Reyes’e izsiz yüz germe ameliyatı yaptı

KENDİ AMELİYAT KAYITLARINI İZLEMEK İSTEDİ

Prof. Dr. Taş’ın ameliyat ettiği Plastik Cerrah Dr. Mohamed Mahgoub, ameliyattan 2 saat gibi kısa bir süre sonra gayet iyi olduğunu, herhangi bir ağrı sızı yaşamadığını ve hastaneden taburcu olabileceğini ifade etti. Mahgoub, daha sonra kendi ameliyat kayıtlarını izlemek istediğini dile getirdi.

SONER ARICA SAHNE ALDI

Prof.Dr. Taş’ın kendi hastanesinde düzenliği plastik cerrahi kursuna, bu yıl Türkiye’nin ünlü şarkıcısı Soner Arıca da katılarak sahne aldı. Prof.Dr. Taş’ın aynı zamanda yakın zamanda ameliyat ettiği Soner Arıca söylediği birbirinden eşsiz şarkılar ile, kursu şenlendirdi.

Prof. Dr. Süleyman Taş, Emmy adayı ünlü oyuncu Kimberly Reyes’e izsiz yüz germe ameliyatı yaptı

ORGANİZASYONLAR ARTARAK DEVAM EDECEK

Kursa fiziki olarak katılan plastik cerrahlar bilgi, deneyim ve tecrübelerini geliştirdiler. Türkiye’yi tanıtmak ve plastik cerrahide gelinen son noktayı göstermek adına düzenlenen bu bilimsel kursa önderlik eden Prof. Dr. Süleyman Taş, bu organizasyonlarına artarak devam edeceğini söyledi.

Kursa; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Azerbaycan, Bangladeş, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, Filipinler, Güney Kore, Hindistan, Irak, Italya, İspanya, İzlanda, Kamboçya, Kazakistan, Kolombiya, Kuveyt, Meksika, Mısır, Pakistan, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Şili, Tayland, Tunus, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan’dan plastik cerrahlar katıldı.

Devamını Oku

Son 5 yılda 1 milyondan fazla dövme sildirme işlemi uygulandı

Son 5 yılda 1 milyondan fazla dövme sildirme işlemi uygulandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Recovery tarafından dövme sildirme verileri yayınlandı. Veriler; Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Kanada’da sadece son 5 yılda 1 milyondan fazla dövme sildirme tedavisi sonucu elde edildi. 88,5 milyon Amerikalının dövmesi olduğunun belirtildiği araştırmada, her yıl 11 milyon yeni dövme yaptırıldığı ifade ediliyor. 28 milyon Amerikalının ise memnun olmadıkları veya sevmedikleri en az bir dövmesi var. ABD’de bir kişinin sahip olduğu dövme sayısı 3,3 olarak görülüyor.

Araştırmada en popüler dövme trendleri dönem olarak ise şu şekilde paylaşıldı:

“1950-1980 yılları arasında en popüler dövme trendleri askeri dövmeler ve Sailor Jerry Designs dahil olmak üzere eski dövme tasarımları, 1980’lerde en popüler dövme trendleri alevler, ejderhalar, kaleler, büyücüler, kirazlar, güller ve çizgi film karakterleri, 1990’larda en popüler dövmeler Çin sembolleri, göbek deliklerinin etrafındaki güneşler, deniz sembolleri ve alt sırt kabile tasarımları, 2000’li yıllarda en popüler dövme trendleri, tüyler, leopar baskı, kırlangıçlar ve sonsuzluk sembolleri. 2010’larda en popüler dövme trendleri, bulutlar, güvercinler, dua eden eller, neo-geleneksel ve noktalı virgül tasarımlar. 2020’lerde en popüler dövme trendleri ise mikro dövmeler”

Araştırma: Son 5 yılda 1 milyondan fazla dövme sildirme işlemi uygulandı

DÖVMEDE KULLANILAN MÜREKKEP TÜRÜ ÇIKARMAYI ETKİLEYEBİLİR

Yayınlanan verileri değerlendiren ve dövme silme işlemi hakkında bilgi veren Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Yıldırım, dövmede kullanılan mürekkep türünün bile önemli olduğunu ifade etti. Yıldırım, “Dövmede kullanılan mürekkep türü çıkarmayı etkileyebilir. Profesyonel mürekkepleri, genellikle daha çeşitli pigmentler içerdikleri için amatör mürekkeplere göre çıkarılması genellikle daha zordur. Eski dövmeler, çıkarılmaya yenilerinden daha iyi yanıt verme eğilimindedir. Bunun nedeni, zamanla mürekkep parçacıklarının parçalanması ve vücut tarafından ortadan kaldırılması için daha kolay silinebilir hale gelmesidir. Amatör dövmelerde genellikle daha az mürekkep kullanılır bu da daha derin mürekkep penetrasyonuna sahip profesyonelce yapılmış dövmelere kıyasla onları çıkarmayı biraz daha kolaylaştırır” dedi.

GEÇİCİ YAN ETKİLERE NEDEN OLABİLİR

Uzman olmayan doktor veya dövme lazeri olmayan lazerler ile gerçekleştirilen işlemlerde ten renginde değişiklik olabileceğini belirten Yıldırım, “Bir dövme silme seansı dövmenin boyutuna göre değişir, ancak tedaviler genellikle çok hızlıdır, küçük bir dövme için 5 dakikadan az veya bir dövmenin büyük bir bölümü için genellikle 15 dakikadan azdır. Ortalama tedavi değişen faktörlere göre 8-12 seans sürebilir. Lazer dövme silme herkes için farklı hissettirebilir. Çoğu danışan lazer dövme silme hissini “biraz dikenli” olarak ifade eder. Kızarıklık, şişme, kabarma ve hatta yara izi gibi geçici yan etkilere neden olabilir” diye konuştu.

48 SAAT BOYUNCA SICAK SUDAN KAÇININ

Dövme silme tedavisinden sonra bölgenin temiz ve kuru tutulması gerektiği söyleyen Yıldırım, “48 saat boyunca sıcak ve sıcak sudan kaçının. 24 saat boyunca yoğun egzersizi azaltın. Elinizle oynamayın. Güneşe maruz kalmaktan kaçının ve güneş kremi kullanın” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Taş Kağıt Makas’ta kartlar yeniden dağıtıldı

Taş Kağıt Makas’ta kartlar yeniden dağıtıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kadrosunda Ekin Koç, Serra Arıtürk, Ozan Güven, Hande Ataizi, Burak Yörük, Hüseyin Avni Danyal, Yüsra Geyik, Bülent Seyran, Aytaç Uşun, Selim Galip ve Anıl Taşezen gibi usta isimlerin yer aldığı MF Yapım imzalı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu’nda kartlar yeniden dağıtılmaya başladı.

Fecir, (Burak Yörük) görkemli doğum günü partisine Rüya’yla (Yüsra Geyik) birlikte Umut’un (Ekin Koç) da katıldığını görünce neye uğradığını şaşırdı. İkilinin arasındaki soğuk savaş tüm hızıyla sürerken; Umut’un Fecir için hazırladığı sürpriz, doğum gününe damgasını vurdu. DJ setinin başına geçen Umut, Büşra’nın ölmeden önce yorumladığı duygu yüklü şarkıyı açtı. Tüm dengesi alt üst olan Fecir, arkadaşı Erdem’in Rüya hakkında söylediği uygunsuz lafları da duyunca öfkesine yenik düştü ve herkesin içinde tehditler savurarak üzerine saldırdı. Ertesi sabah partinin gerçekleştiği plazanın bahçesinde Erdem’in ölü bulunması ise bütün okları Fecir’e yöneltti. Bu şüpheli ölüm dosyasında maktulün Emirkıranlar’a ait bir plazanın bahçesinde bulunduğunu öğrenen Savcı Süreyya (Hande Ataizi), dosyayı yardımcısı Alev’e (Serra Arıtürk) verdi. Olay yerinde inceleme yapan Alev, Fecir ve Azad’ı Erdem Kubilay’ın ölümünün baş şüphelileri olarak gözaltına aldırdı.

Taş Kağıt Makas’ta kartlar yeniden dağıtıldı

FECİR’İN ZOR SEÇİMİ

Harun, (Ozan Güven) olayla ilgili hiçbir şey hatırlamayan Fecir’e ancak o geceyi bilen, her detayı hatırlayan Umut’un onu bu işten sıyırabileceğini söyledi. Köşeye sıkışan Fecir, Umut’tan yardım istedi ama Umut, “Sana çölde bir damla bile su yok” diyerek Fecir’in ona yaptığı tüm teklifleri reddetti. Bu esnada Fecir’i gören ve onu daha önce hapishanede ziyaret ettiğini hatırlayan Rıza (Bülent Seyran), aniden fenalaştı. Babası için vaktin daraldığını anlayan Umut, düşmanı Fecir’in avukatlığını üstlendi ve “Ben seni bu işten kurtarırım şayet sen de istediğim şeyi bana verirsen” diyerek ona bir anlaşma teklif etti. Fecir’den babasının tahliye olmasının önündeki engellerin kaldırmasına yardımcı olmasını talep eden Umut, aynı zamanda Harun Yakar’ı bitirmesini ve ona sağladığı tüm imkanları geri çekmesini istedi.

SIR PERDESİ ARALANIYOR

Geçmişte babasını kaybettiği kazada Umut’la kaderlerinin bağlandığını fark eden Harun, tarihin tozlu sayfalarını yeniden açtı. Olayla ilgili aydınlanması gereken noktaların olduğunu bilen Harun, bu kazayı derinlemesine araştırmaya başladı. İstediği sonuçlara bir türlü ulaşamayan Harun, acılı ortak geçmişlerini Umut’la paylaşmak istedi. Günlerdir Harun Yakar’dan kaçan Umut, konunun ailesiyle ilgili bir durum olduğunu öğrenince onunla buluştu. İkilinin kader ortaklığı ve geçmişlerine dair yaptığı duygu yüklü konuşma ise izleyicileri derinden etkiledi.

YOKSA KATİL RÜYA MI?

Umut, Alev ve Fecir’i bir araya getiren duruşmada; Erdem Kubilay’ın intihar ettiğini ileri sürerken, Alev ise dosyadaki kanıtlar doğrultusunda bunun bir intihar vakası olmadığını ve Erdem’in kasıtlı olarak binadan atıldığını iddia etti. Umut bu iddia karşısında sessiz kalınca; Bünyamin, Rıza için verdikleri sözün geri alınmasını emretti ve polisler Rıza’yı cezaevine götürmek için hastaneye gitti. Herkes Umut’un Fecir’e bir oyun oynadığını düşünürken, Umut mahkemeye sürpriz bir tanık davet etti. Duruşmadan önce, Fecir’e saplantılı bir şekilde takıntılı olan Sude’nin beyanlarındaki eksikleri fark eden Umut’un, onunla konuştuğu ve gerçekleri anlatması için onu ikna ettiği ortaya çıktı. Sude’nin tanıklığından sonra Fecir’in Erdem’i öldürmediği kanıtlansa da davanın seyrini değiştiren asıl hamleyi Alev yaptı. Erdem’in ölü bulunduğu gece olay yerine Rüya’nın geri döndüğünü güçlü kanıtlarla mahkemeye sunan Alev, Rüya’nın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme salonundakiler bu bilgiyle şoke olurken, bu cinayette Rüya ve Azad’ın bir parmağının olup olmadığı ise izleyiciler için büyük merak konusu oldu.

Yönetmen koltuğunda Yusuf Pirhasan ve Volkan Keskin’in oturduğu, senaryosunu Uğraş Güneş’in kaleme aldığı Taş Kağıt Makas: Hayatın Oyunu, çarşamba akşamları Kanal D’de ekrana gelmeye devam edecek.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.