DOLAR

32,2355$% -0.03

EURO

34,7716% -0.1

STERLİN

40,4038£% 0.01

GRAM ALTIN

2.459,79%1,14

ÇEYREK ALTIN

4.003,00%0,20

BİTCOİN

2032121฿%3.14111

İkindi Vakti a 16:59
İstanbul PARÇALI BULUTLU 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Uzmanı uyardı: Göz alerjisi kornea ülserine yol açabilir

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Cem Alay, bahar aylarında göz alerjisinin arttığını belirtti. Polenler, güneş ışığı ve mevsim geçişlerinin göz alerjilerini tetiklediğini söyledi.

Dünyagöz Hastanesi Ankara’dan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Cem Alay, bahar ayları ile birlikte göz alerjilerinin ortaya çıkma riskinin arttığını söyledi. Op. Dr. Alay, “Özellikle nisan ve mayıs ayları, havaların ısınmasıyla birlikte polenlerin salınmaya başladığı aylardır. Bu aylar alerjik bireyler için aslında en riskli aylardır. Çünkü alerjik reaksiyonların en fazla ve yoğun olarak görüldüğü aylardır. Öncelikle gözlerde kızarıklık, alerjinin olmazsa olmaz bulgularından biridir bunlarla birlikte sulanma olabiliyor, aynı zamanda kaşıntı da çok yoğun oluyor. Birçok alerjik birey bu kaşıntıdan aslında çok muzdarip. Yine geçmişinde, özellikle bebeklik ve çocukluk çağında alerji öyküsü olan ya da astım, egzama gibi alerjiye zemin hazırlayan birtakım durumlara sahip bireylerde bu alerjik şikayetleri çok daha fazla görebiliyoruz” diye konuştu.

GÖZÜ KAŞIMA HAREKETİNİN KORNEA TABAKASINA CİDDİ ZARARLARI VAR

Op. Dr. Cem Alay, alerjinin farklı semptomlarının olduğunu belirterek, “Semptomlar çok hafif olabileceği gibi çok şiddetli alerjilerle de karşılaşabiliriz. Zaman zaman ufak tefek kaşıntı ve kızarıklıkla beraber giden alerjiler dışında gözü açmakta zorlanan hastalarımız dahi olabiliyor. Çünkü çok yoğun bir kaşıntıya bağlı olarak gözün ön kısımlarında olumsuz etkilenme, hatta bazen kornea ülseri dediğimiz durumlar meydana gelebiliyor. Bunlar kişinin gündelik hayatını oldukça olumsuz etkiliyor ve konfor hissini düşürüyor. Dolayısıyla da kişinin şikayetine göre ve hayatına ne kadar sirayet ettiğiyle alakalı olarak kişinin hekime başvurması tabii ki çok doğru olacaktır. Çünkü özellikle gözü kaşıma hareketini biz göz hekimleri hiç sevmeyiz. Kornea dediğimiz tabakaya çok ciddi zararları var. O yüzden eğer böyle bir kaşıntı, ovuşturma şikâyeti varsa muhakkak hekime başvurmakta fayda var. İhmal edilirse ve kaşıma devam ederse bu sefer gözün ön kısmında kornea ülseri dediğimiz durumlar ortaya çıkabiliyor. Bunlar zaman zaman doğru tedaviyle iyileşebilse de bazıları iz bırakabiliyor ve ciddi anlamda görme kalitesini bozabiliyor. Bazen de o kadar yoğun ve şiddetli olabiliyor ki kişinin gözünde iz kalabiliyor. Kalıcı görme kayıplarına doğru gidebiliyor. O yüzden eğer böyle bir şikâyet varsa, alerjik bir yapı da varsa beklemeden göz hekimine başvurmakta kesinlikle fayda var” diye konuştu.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Tedavide genellikle lokal ilaçları tercih ettiklerini söyleyen Op. Dr. Alay, “Bizim bu durumda kullandığımız alerji damlaları var. Alerjinin farklı semptomları olduğu için çok hafif alerjilerden çok şiddetli alerjilere kadar gidebiliyor. Dolayısıyla tedavi de aslında bu yönde değişiyor. Giriş grubu çok hafif damlalar oluyor ama bazen damlalarla kontrol altına alamadığımız alerjilerde biraz daha kuvvetli ilaçlara geçmemiz gerekebiliyor. Zaman zaman hastalarımızı kontrole çağırmamız gerekebiliyor. Burada yine vurgulamamız gereken önemli noktalardan bir tanesi alerji ve göz kuruluğunun çok yakın ilişkide olması. Bir alerji varsa kuruluk ve gözyaşı problemi görme ihtimalimiz de fazla ki zaten alerjik bireylerde tedaviyle muhakkak gözyaşı da öneririz. Hatta bu suni gözyaşlarının soğuk uygulamasını da tavsiye ederiz. Çünkü genel olarak soğuk uygulama alerjik şikayetleri hafifletmekte oldukça etkili” dedi.

ALERJEN ORTAMLARDAN UZAK DURULMALI

Alerjilerde tetikleyici faktörün alerjene maruz kalmak olduğunu belirten Op. Dr. Alay, “Örneğin kişi, polen alerjisi veya kedi tüyü alerjisi varsa bu alerjenlerle karşılaştığında reaksiyonlar tetiklenir. Dolayısıyla da genel olarak alerjiye tedavi yaklaşımında en önemli basamak alerjenden uzak durmaktır. Yani kişinin neye alerjisi varsa ondan uzak durması gerekebilir. Bu bazı hastalarda çok şiddetli reaksiyon yaratırken bazılarında hafif reaksiyonlar yaratabilir. Bir de alerjik altyapı varsa o rutin kontrolleri ihmal etmemekte fayda var. Bunun yanı sıra sıcak ortamlar alerjik semptomları arttırır. Klimaya direkt maruziyet ise kuruluğu arttırabileceği gibi alerjik semptomları tetikleyebilir. Özellikle alerjenlerin yoğun olarak ortamda bulunduğu bahar aylarında kişinin eğer bilinen bir alerjisi de varsa, mesela kavak ağaçlarında pamuklar vardır. O ortamdan uzak durmakta fayda var. Ya da çok fazla park bahçeye çıkmamakta fayda var, kişi eğer alerjikse. Ama onun dışında dışarı çıkarken özellikle yoğun güneş bulunan durumlarda güneş gözlüğü kullanımı yine kişinin ışık hassasiyetinin önüne geçeceği için kişinin konforunu arttırmak anlamında oldukça faydalı olur” diye konuştu.

ÇÖL TOZUNA KARŞI UYARDI

Op. Dr. Alay, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin bazı bölgelerinde meydana gelen ve etkisinin süreceği ifade edilen çöl tozunun göze etkisine ilişkin, şunları söyledi:

“Çöl tozu birçok sistemik probleme neden olabiliyor. Son dönemde ciddi baş ağrısı, boğaz ağrısı yapabildiği de ortaya konulmuş. Göze etkilerine baktığımız zaman o küçük parçacıkların ya da zerrelerin zaten mekanik olarak göze zarar vermesi oldukça olası. Göz yüzeyine, göz kapaklarının iç yüzeyine yapışabilir ve bizim oldukça hassas olan konjonktiva ya da kornea dediğimiz dokuları çizebilir. Bu mekanik olarak etkisinin yanı sıra oluşacak tahriş göz yüzeyinin dış etkenlere karşı biraz daha savunmasız kalması anlamına gelir. Bu da çeşitli viral ya da bakteriyel enfeksiyonların çok daha kolay gelişmesini sağlar. Alerjik bir altyapı da varsa bir de bunun üzerine böyle bir tahriş ortaya çıkarsa alerjinin üzerine enfeksiyon gelişme ihtimali çok daha fazla olur. Bu gibi durumlarda örneğin güneş gözlükleriyle mekanik koruma sağlamak faydalı. Tabii ki o yoğun rüzgârlı ortamlarda çok acil iş olmadıkça dışarı çıkmamak, evde kalmak yine oldukça etkili bir korunma yöntemi olarak söylenebilir. En önemlisi de gözü kaşımamak. Göz hekimleri olarak hiç sevmediğimiz hareket gözü kaşımaktır. Çünkü çok ciddi zararları var. Gözü Kaşınmamak gerektiğini unutmayalım.”

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Tüketiciler doğal içerikli cilt bakım ürünlerini tercih ediyor

HIZLI YORUM YAP